• istanbul@autorent4you.com
  • Koza mah. 1638. No: 2A Sok Kozapark sitesi Burgaz blok / Bahçeşehir Esenyurt
  • +905331982679

Antakya

Antakya’da Bir Gün

Bir Gün

Antakya, yıllar boyunca bir arada barış içinde yaşayan halklarla çok kültürlülüğün sembol kentlerinden biri oldu. Bunun ödülünü de zengin bir mimari ve mutfağa sahip olarak aldı. Ortadoğu’nun en etkileyici şehirlerinden biri olan Antakya’da sizi büyülü bir yolculuk bekliyor. Bu yolculuğa çıkmak için bir araba kiralamak en konforlu ve pratik seçenek.  Antakyalıların bir gününüzü planlamanıza yardımcı olacak önerilerine de mutlaka göz atın! Antakya’da ne yenir? Antakya’nın tarihi yerleri nerelerdir? gibi sorulara verdikleri yanıtlardan ilham alarak hazırladığımız rehber ile şehirde unutulmaz bir gün geçirebilirsiniz.

Antakya’da Kahvaltı

 Kahvaltı

Bu muhteşem şehri gezmeye başlamadan önce mutlaka mükellef bir kahvaltı yapmanızı öneriyoruz. Hatay mutfağına ait lezzetleri tadarak güne iyi bir başlangıç yapabilirsiniz. Antakya’nın kahvaltıcılarıyla bilinen Karaksı Köyü de güne merhaba demek için tercih edebileceğiniz bir yer. Doğayla iç içe olacağınız bu köyde zeytin salatası, zahter, sac kavurma ve tuzlu yoğurtla harika bir kahvaltı yapabilirsiniz. Katıklı ekmek, muhammara, Antakya kömbesi ve kaytak böreği de kahvaltıda deneyimleyebileceğiniz lezzetlerden bazıları.

 Antakya’nın Tarihi Yerleri

 Tarihi Yerleri

Kahvaltının ardından sizi özel bir yolculuğun beklediğini söyleyelim. Bu eşsiz mekânların arasındaki mesafeyi gördüğünüzde araç kiralama işlemi yaptığınıza çok memnun olacaksınız. İstikamet yaklaşık 30 km uzaklıktaki Vakıflı Köyü, ancak önce Antakyalıların görmenizi önerdiği iki yerde mola vermelisiniz. İlk durak, şehir merkezine 18 km uzaklıktaki St. Simon Manastırı. 6. yüzyılda inşa edilen manastıra giderken rüzgârgüllerinin size yol boyunca eşlik edeceğini hatırlatalım. Manastıra vardığınızda ise muhteşem bir manzara sizi karşılayacak. Gezinizi tamamladıktan sonra buradaki kafede soluklanabilir, manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

St. Simon’un ardından, 9 km uzaklıkta şehrin Musa Ağacı’nı görebilirsiniz. 3 bin yıldan daha yaşlı olan ağaç, birçok efsaneye konu olmuş. Bunların en bilineniyse Hz. Musa ile ilgili. Efsaneye göre Hz. Musa, Musa Dağı’na doğru yola çıkar. Hıdırbey Köyü’nde bugün ağacın bulunduğu noktada susadığı için mola veriyor. Dereye inmeden önce bastonunu yere saplar. Su içip döndüğünde bastonunun bir çınar ağacı filizine dönüştüğünü ve yeşerdiğini görür. Günümüzde Antakya’nın simgelerinden biri olan Musa Ağacı’nı görmeden şehirden ayrılmamalısınız. Yemek öncesi son durak Vakıflı. Türkiye’nin son Ermeni köyü olan Vakıflı; portakal ağaçları, tarihi evleri ve yöresel lezzetleriyle özel bir yer. Organik tarım ürünleri, likörü, şarabı ve balı meşhur olan köyden ayrılmadan önce küçük dükkânlara göz atmayı unutmayın. Vakıflı’ya yaklaşık 8 km uzaklıktaki Titus Tuneli de gezinizin ilginç bölümlerinden biri olabilir.

Lezzetli Bir Mola

Yemekler

Dolu dolu geçen bir sabahın sonrasında güne devam etmek için güzel bir öğle yemeği molasının iyi olacağını düşünüyoruz. Antakyalıların öğle yemeği için tavsiyeleri tepsi kebabı, sac oruğu ve kekikli salata, kabak borani, mumbar ve oruk tercih edebileceğiniz lezzetler arasında yer alıyor.

Şehre özgü yemekleriyle meşhur Sultan Sofrası ikinci seçenek. Vakıflı’ya 27 km uzaklıktaki mekânın menüsünde Antakya mutfağına ait birçok lezzet bulunuyor. Antakyalılar menüden sizin için kabak borani, mumbar ve oruğu seçti. Sultan Sofrası’na sadece 1 km uzaklıkta bulunan Affan Kahvesi, tatlı ve kahve molası için düşünülebilir. Haytalı tatlısını özellikle denemenizi öneririz.

Keşfe Devam

Keşif

Yemeğin ardından şehre dönmek isterseniz merkezde gezinize St. Pierre Kilisesi’nden başlamalısınız. Dünyanın ilk mağara kiliselerinden biri olan St. Pierre’i gördükten sonra Aziz Pavlus Ortodoks Kilisesi’yle gezinize devam edebilirsiniz.

Antakyalılara göre Antik Çağ’a ait eserler ve dünya çapında değerli mozaik koleksiyonuyla dikkat çeken Hatay Arkeoloji Müzesi bir sonraki durağınız olmalı. Şehrin köklü tarihini yakından tanıma imkânı sunan müzeden sonra gezinizi Uzun Çarşı’da sonlandırabilirsiniz çünkü Antakya’ya veda etmek için buradan daha doğru bir yer olamaz. Antakya kültürünün yaşatıldığı tarihi çarşı baharat, el işleri, peynir, tatlı, Samandağı ipeği gibi şehre ait ürünlerin satıldığı egzotik bir yer. Kapalıçarşı’ya benzetilen çarşı, Antakya’nın ruhunu hissedebileceğiniz özel köşelerden biri.

Akşam Keyfi

Akşam

Antakya, Ortadoğu’nun en zengin mutfaklarından birine sahip. Bu şehirde yaşamış ya da yaşamayı sürdüren kültürlere ait çok sayıda lezzetin harmanlandığı Antakya mutfağı, şehre gelmek için güçlü nedenlerden biri. Bu zengin mutfağı keşfetmek için Antakyalıların önerdiği vişne kebabı, kaz başı, Şeyh Mualla, kepse pilavı, ıspanak borani, bakla ezmesi, humus, mütebbel mutlaka deneyimlemeniz gereken lezzetler arasında yer alıyor. Akşam yemeğinin son yıldızı ise meşhur Antakya künefesi olmalı.

 

error: Content is protected !!
Bu ofiste seçilen araba sınıfından yok. Lütfen farklı bir sınıf seçin!